Hoşgeldiniz
İnsan zekasının sonsuz boyutlarıyla karşılaşmamıza, kendi kod sistematiğiyle ışık tutan 4000 yıllık bir buluşla karşı karşıyasınız...
"O"nu bulanların neler düşündüğü bir muamma olarak hep zihnimizin kuytularında kalıp büyümeye devam edecek kuşkusuz.
Bu muamma, sanırız Go oyununun karakterindeki, sezgilerimize hitap eden ama dillendiremediğimiz, yaşamın herhangi bir anına ait simülasyon yaratma özelliğinin ve duruşunun uyandırdığı, bilgi ya da kod akışı olsa gerek. Evet, nedir bu 4000 yıllık serüven? Nedir bu, kendisini yaratan zihnin ayna görünüşünü aşan, nerdeyse arketipiyle yarışan "şey"?
İnsan zihninin ürettiği ve çerçevesini çizip, tanımlayıp, kavrayıp, halledip bir köşeye atamadığı bu düşünsel nesneye kalkıp 5-10 satırda noktayı koyacak bir şeyler karalamak safdilliliğine düşmeyeceğiz elbet.
Yapacağımız, insan zihninin ürettiği ama çözüp bir kenara atamadığı bu problemi sizinle paylaşıp, zihinlerinizde bu muammayı çözme ateşini korlayarak sizi de yüz binlerce paralel işleyen, bu organik bilgisayar ağına katmak.
Bize şu anda; bu deneyi tatmak isteyenlere, bizler gibi "Go"yu tanımak, insan zihninin hünerlerini tadıp bu kolektif akla katılmak isteyenlere, "Hoş geldiniz" demek düşer.
